WORLD BUSINESS EUROPE

Emir Kır - Saint Josse Belediye Başkanı

                 EMİR KIR ( FEDERAL MİLLETVEKİLLİ VE SAINT JOSSE BELEDİYE BAŞKANI )
Afyon Emirdağlı göçmen bir ailenin çocuğu olarak Belçika’da dünyaya gelen Emir Kır,Brüksel Serbest Üniversitesi siyaset bölümünden mezun olduktan sonra 2000 yılında Brüksel- Saint Josse Belediyesi’nde  başkan yardımcılığı göreviyle siyasi kariyerine başladı.2004 yılında yapılan bölgesel seçimlerde , partisinde ikinci en yüksek oyu olarak bölge meclisine girmeye hak kazanan Kır,yine bu dönemde Brüksel Bölge Hükümeti Devlet Bakanı olmayı başardı.2012 yılında gerçekleşen belediye seçimleri öncesinde  bu görevinden istifa edip , başkan yardımcılığı göreviyle siyasi hayatına başladığı  Saint-Josse Belediyesi’nde oyların büyük çoğunluğunu alarak belediye başkanı seçilmeyi başardı.

*2004 yılında Avrupa’da ilk Türk kökenli bakan oldunuz .Yine ilkleri yaşayan bir politikacı olarak 2012 seçimlerinde Belçika’da ilk Türk kökenli belediye başkanı olmaya hak kazandınız.Bu konuda neler söylemek istersiniz ?

EMİR KIR:Bu şekilde gündeme gelmek ve tanıtılmak benim için gurur verici.Sonuçta ben de 60’lı yıllarda Belçika’ya işçi olarak gelen göçmen bir ailenin çocuğuyum.O yıllarda insanların kalıcı olarak geldiğini düşünen yoktu.Amaç biraz para kazanıp memlekete geri dönmekti.Fakat zamanla bu durumun bizim için geçerli olmadığını ve burada kalıcı olduğumuzu fark ettik .90’lı yıllarda Avrupa’da, özellikle Belçika’da yabancıların ve göçmenlerin vatandaşlık hakkı elde etmesi ve bulunduğu ülkeye uyum sağlaması adına önemli yasalar çıktı.Haliyle seçme hakkına sahip olanların kafasında yavaş yavaş seçilme fikri de yer edinmeye başladı.Ben de o dönemde belediye için sosyal alanda çalışmalar yürütüyordum.Sosyalist Parti bugün olduğu gibi o dönemde de toplumdaki eşitsizliğe karşı olan, sunmuş olduğu kanun teklifleriyle özellikle yabancıların ve göçmenlerin yanında olup onlara en sıcak ilgiyi gösteren bir parti konumudaydı.Toplumda da vatadandaşlardan ve sivil toplum örgütlerinden seçimlere girmem gerektiği yönünde pozitif anlamda tepkiler alınca 2000 yılında belediye seçimlerine girme kararı aldım ve sizin de sorunuzda belirttiğiniz gibi geçen zaman zarfında ilkleri yaşama fırsatı elde ettim.Devletin çıkardığı uyum yasaları sayesinde geçen bu zaman zarfında benim dışımda bir çok Türk kökenli politikacı da Belçika siyasetinde önemli görevler almaya hak kazandılar.Bu da Belçika Devleti’nin hoşgörüsünün yanında göçmenlerin de bu ülkeye bağlılığının ve uyumunun bir göstergesi.

*Seçildiğiniz günden bugüne belediyecilikte fark yaratmaya devam ediyorsunuz.Başkanlığınız döneminde temel aldığınız öncelikleriniz nelerdir ?

EMİR KIR:Başkan olduğum günden bugüne  önceliğimizi çocuklarımıza ve ailelerine verdik.Belçika’da geliri en düşük ailelerin yaşadığı bölge St. Josse bölgesi.Çocuklarımız bir çok evde kalabalık  bir şekilde, kısıtlı yaşam alanlarından dolayı soluğu sokakta alıyorlar bu da bir çoğunun maalesef kötü yollara düşmesine neden oluyor.Bunu engellemek adına şöyle bir politika izledik ve dedik ki : ‘’ çocuklarımızı mümkün olduğu kadar emniyetli ve pedegojik seviyesi yüksek alanlarda tutmamız lazım ‘’.Bu doğrultuda okullarda  ‘’ garderie’’dediğimiz  sabah,öğlen, akşam çocuklarımızın kalabildiği , çeşitli aktivitelerde bulunup kendilerini geliştirebildiği alanları 600 € dan ücretsiz hale getirdik.Bunun sonucunda çocuk sayımızda yaklaşık %50 lik bir artış meydana geldi.Çoçuklarımızın sportif gelişimi için 100 € değerinde olan ‘’ spor çekleri ‘’ni 250 €’ya çıkardık .Bunu yaparkan de ailelerinde çalışan,çalışmayan ayrımı yapmaksızın her çocuğumuzun bundan faydalanmasını sağladık.4 olan kreş sayımızı yakında hizmete sokacağımızla birlikte 8’e çıkaracağız.Çocuklarını garderie ve kreşlere bırakan aileler mesleki eğitimlerine gidebiliyor,bu sayede kendilerini geliştirip gelir seviyelerini yükseltebiliyorlar.Belediyemiz bünyesinde verilen tüm evrakları (aile toplum kağıdı,ikametgah belgesi,çocuk doğum belgesi vs) ücretsiz yaptık.Amacımız  elimizi ailelerin ceplerine atmak değil aksine onların yüklerini mümkün mertebe azaltmak ve refah seviyelerini yükseltmek.Üzerinde durduğum bir başka konu ise belediyecilik dendiğinde olmazsa olmazımız temizlik. Metre kare başı en fazla insanın yaşadığı belediye Belçika’da bizim belediyemiz.Bunun yanında transit bir bölgede oluşumuz, çöp ve atıklar konusunda sıkıntı yaşamamıza neden oluyordu.Bu konuda devrim yaptık diyebilirim.8.30-15.00 olan temizlik hizmetimizi sabah 7 aksam 8 olarak değiştirdik ve Belçika’da gün boyu durmaksızın temizlik hizmeti sunan ilk belediye haline geldik.Bununla birlikte  çöp konteynırları sayımızda da ciddi bir artış yaptık.Artık bölgemizde her 20 metrede bir çöp konteynırı görmek mümkün.

*Son dönemde gündeminizde olan mobilya fabrikası ve belediye kültür evi projenizden bahseder misiniz ?

EMİR KIR: Mobilya fabrikası projemizde Türkiye’deki İstanbul,Ankara,Eskisehir gibi bazı  illerin belediyelerini örnek aldık diyebilirim.Konuyla alakalı kardeş belediyemiz Eskisehir Büyük Şehir Belediyesi ile de istişarelerde bulunduk.2016 yılında eski bir meslek okulunu satın aldıktan oraya  şehir mobilyamızın üretim merkezini inşaa ettik.Bu aynı zamanda belediye bünyesinde kurulmuş olan ilk mobilya üretim merkezi.Önceliğimiz bariyerler gibi güvenliği sağlayan şehir mobilyaları, ardından çöp kutuları ve oturaklar gelecek.Yani halkın hizmetine sunabileceğimiz her şey diyebilirim.Bununla öncelikli amacımız kaliteli,kalıcı bir hizmet sunmakla birlikte istihdama da katkı sağlamak.Bir diğer projemiz ise önümüzdeki günlerde inşaatına başlayacağımız ve yaklaşık olarak 19 ay içinde bitirmeyi planladığımız kültür evi projesi.Geçtiğimiz günlerde eski bir sinema salonu ve kiliseyi satın aldık.Buraları belirli ölçüde yıktıktan sonra içinde restaurantlar ve çeşitli etkinlik alanları ile birlikte özellikle konserlere bu bu tarzda etkinliklere katılmakta güçlük çeken halkımıza ücretleri çok düşük tutmak kaydıyla hizmete açacağız.Son olarak bahsetmek  istediğim bir diğer projemiz de özellikle sıkışık dar sokaklardaki evlerinde bahçesi,avlusu olmayan aileler için çocuklarıyla birlikte vakit geçirebilecekleri içinde tuvaletlerin,lavaboların olduğu kaliteli bir yaşam alanı inşaa etmek.

*Belediye sınırlarınız içinde kaçak fuhuş yapılan evlerle ilgili çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz ?

EMİR KIR : Bu konu üzerinde uzun zamandır son derece titiz bir şekilde çalışıyoruz.90’lı yılların ortalarına kadar bu konuda herhangi bir çalışma yapılmamıştı.Ne zaman ki Afrika Ülkelerinden kaçak yollarla kadınlar getirilmeye başlandı o zaman tepkiler yükseldi.Belediye başkanlığım döneminde bu işin üzerine gittik.Afrikalı kadınlar tehdit edilip ailelerinden zorla kopartılarak,  kadın ticarati yoluyla getiriliyor ve burada fuhuşa zorlanıyorlar.Benim herşeyden evvel böyle bir şeye insan hakları adına susmam mümkün değil.Yaklaşık 5 yıl boyunca hem polis teşkilatı hem de savcılıkla ortak hareket edip bir çok mekan tespit ettik.Geçen yıl nisan ayında savcılık tutanaklarıyla yaklaşık olarak 17 mekan daha kapatıldı.Kapatılan mekanlardan kurtarılan kadınlara yardım eli uzattık ve geçici oturma hakkı verdik.Söz konusu mahallenin bölgemiz adına yaşanabilir bir alan olabilmesi için elimizden geleni yapıyoruz.Buradan yaklaşık 7 bina satın aldık.Önümüzdeki günlerde 7 tane daha satın alıp, yerlerine ailelerimiz için güzel konutlar inşaa edeceğiz. Bölgede bir belediye binası satın aldık.Yine  bu bölgede bir polis karakolu açacağız. Bahçesi,parkı,meydanıyla ciddi yatırımlar yapıp bölgeyi daha yaşanabilir bir yaşam alanı haline getiriyoruz.

*Federal mecliste sadece Ermeniler için yapılması planlanan saygı duruşu ‘’ tüm ezilen ve katledilen topluluklar için olmalıdır ‘’ teorinizle Türk kökenli siyasetçiler için en büyük tuzak olan konuyu çözümlendiniz.Bu konuda fikirlerinizi almak isterim

EMIR KIR : Tarihte bir çok acı ve  trajedi yaşandı. Olaylara tek taraflı bakmak  ve değerlendirmek son derece yanlış. Karşılıklı yaşanan kayıplar ve acılar hepimizin değerleri.Hangi ırktan,dinden olursa olsun bize düşen eğilmektir.Biz de aile büyüklerimizİ ,atalarımızı Yemen’de kaybettik.  Umarım birlikte paylaşacağımız bu acılar insanların gelecekte barış ve huzur içinde birlikte yaşamalarına vesile olur.Özellikle bizim belediyemizde farklı ırktan ve dinden bir çok çalışma arkadaşımız mevcut.Zaman zaman bu konuları gündeme getirmeye çalışanlar olsa da birlik ve beraberlik içinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.Siyasi kimliğimizin ötesinde insan olarak bize düşen insanlık tarihinin geçmişinde yaşanan acılardan ders almak ve gelecek nesillere birlik ve beraberlik mesajları vermek

*Belçika’daki Türk kökenli işletmeler ve iş adamları , buna paralel Belçika-Türkiye ekonomi ilişkileri hakkında düşünceleriniz nelerdir ?

EMİR KIR :  Konuyla alakalı bundan yaklaşık dört yıl önce ‘’ Göçün 50.yılı ‘’ adıyla bir proğram düzenlendi.Bu da göçten bugüne kadar geçen süreci değerlendirmek ve gelişmeleri görmek için iyi bir fırsat oldu.Türklerin bir özelliği olarak özellikle ekonomik sektörünce hiperaktif olduğunu söyleyebilirim.Katılımcı ruhu ve mal-mülk edinme noktasında Türklerde çok ciddi bir refleks var.Bunun diğer gruplara bakarak biraz daha fazla olduğunu söylemek mümkün.Özellikle ilk göçten sonra çok çabuk ev alanlar oldu.Ardından çeşitli sektörlerde işletme sahibi oldular.Küçük esnaflar zamanla büyüyerek şirketleştiler.Türk kökenli iş adamlarında iş sektöründe ciddi bir eğilim var.Bunu kurulan çeşitli iş adamları dernekleriyle de görebiliriz. Aynı zamanda Belçika’daki potansiyelleri de çok iyi kullanıyorlar.Bugun baktığımızda inşaat,su ve kanalizasyon,mobilya gibi çeşitli sektörlerde Türk işletmelerin ciddi seviyelerde olduğunu görüyoruz.Gıda sektöründe sadece Belçika’da değil tüm Avrupa’da ciddi gelişim kaydettiler.Yine son dönemde bankacılık ve sigortacılık sektöründe de atılımları görmekteyiz.Aynı zamanda Türkiye’nin son  çeyrek asırda verdiği imkanları da çok iyi kullanan bir grup Türk kökenli İş Adamları. Özellikle siyasi ilişkilerin zor bir süreçten geçtiği dönemde kurulan bu ekonomi ilişkilerinin önemli bir köprü görevi gördüğünü ve bu sürece ciddi anlamda pozitif bir katkı sağladığına inanıyorum.

*Belçika’nın spordaki modeliyle özellikle futbolda altın çağını yaşadığı söyleniyor.Sizin de bakanlık dönemizde Brüksel’e kazandırdığınız tesislerle buna direkt katkı sağladığınızı söyleyebiliriz. Bu konuda Türkiye’ye nasıl bir tavsiyede bulunursunuz ?

EMIR KIR : Güzel bir soru.Aslında bu konudaki düşüncelerimi defalarca dile getirdim.Spor bakanlığı yaptığım dönemde çocuklarımızı çamurdan ve zeminin azizliğinden korumak için Brüksel’in her bölgesine sentetik sahalar yapalım dediğimde gülenler olmuştu. Yaklaşık olarak 35 adet saha toplamda 20 milyon € dan fazla yatırım yaptık.Bu sayede çamurdan kurtulan çocuklar düzenli olarak antrenmanlarını yapabildiler.Sadece futbol özelinde değil bu sahalarda başta rugby olmak üzere bir çok alanda spor yapan çocuğumuzun sayısında ciddi artış meydana geldi.Siz zemini fevkalade noktaya getirdiğinizde hem çocuklarda hem de ailelerindeki motivasyonu arttırma şansınız oluyor. Çocukluğumuzda sahip olduğumuz yeşil alanları bulmak artık çok zor.Halı sahalar da parası olanlar için.Futboldan örnek verecek olursak Avrupa’nın birçok ülkesinde olduğu gibi Belçika’da da çocuklar 5 yaşında bu spora başlayıp , aldıkları temel eğitimin yanında çok küçük yaşlarda lig statüsünde mücadele etme kimliğini ve tecrübesini kazanıyorlar.Türkiye’de ise bu yaş ortalama olarak 11-12 civarı.Türk gençlerinin yeteneklerini Avrupa’daki disiplin ve küçük yaşlarda kazanılan rekabetçi kimlikle harmanladığınızda ortaya son dönemde Alman Milli Takımı’nın başarısının mihenk taşlarından olan gençlerimiz çıkıyor.Bunun yanındaTürkiye’de son dönemde stadyum anlamında muhteşem bir devrim gerçekleşti.Bu yıl stadlardaki taraftar sayısını baz aldığımızda önceki yıllara nazaran ciddi bir artış görmek mümkün.Tesis ve alt yapı anlamında da bu çalışmalara devam edilmesi durumunda , Türkiye’nin sporda maksimum potansiyeline ulaşacağını düşünüyorum

*Başarılı bir siyasetçi olarak , genç jenerasyona neler tavsiye edersiniz ?

EMİR KIR : Dünyanın en hayırlı işlerinden biri insanlara yararlı olmaktır. Bugün bir çok konudan konuştuk. Futbolda iyi bir antrenör olabilirsiniz,iyi bir doktor,iyi bir mühendis , iyi bir siyasetçi , iyi birer iş adamı olabilirsiniz. Önemli olan bulunduğunuz mevki ne olursa olsun benliğinizi ve kimliğinizi bozmadan bunu insanlığın yararına en hayırlı şekilde kullanabilmektir.Gençlerimize söyleyebileceğim bir diğer şey ise ; her zaman yeniliğe açık olun, ezberleri bozun. Etrafınızda size benzemeyen insanlardan bir şeyler öğrenmeye, bu farklılıklardan kendinize bir şeyler katmaya çalışın.Tabi ki her şeyin başı eğitim.Hangi meslek gurubuna dahil olursanız olun o alanda mümkün mertebe en donanımlı hale gelin ve çok çalışın.

*Son olarak neler söylemek istersiniz ?

EMIR KIR : Buraya kadar gelip bu röportajı gerçekleştirdiğiniz için size çok teşekkür ederim.Bundan sonraki yeni yayın hayatınızda da başarılar dilerim

Biz de Misiad olarak , Sn Emir Kır’a bu güzel söyleşi ve bizlere gösterdiği misafirperlik için çok teşekkür ederiz.